gezgin.com yeni kayıt | giriş 
notlar
aktiviteler
fotoğraflar
gezi yazıları
forum


not ekle
fotoğraf ekle
aktivite ekle
yazı ekle
foruma yaz



WDYD YU Expedition Report Episode I

WDYD YU Expedition Report Episode I - (4.10.2005)

1.Gün: 30 kg'lık çantalarla Arpalık Ana Kampına vardığımızda iyi kötü bir çok şeyle karşılaştık. Önce iyiler: Hacettepeli arkadaşlarımızda haftasonu için gelmişlerdi, yani kamptaki tek grup biz değildik, daha güzeli içlerinden bazıları bizim de düşündüğümüz Demirkazık Batı Yüzü (N6) rotasını denemeye gitmişlerdi. şimdi kötüler: Kampta kar yoktu. Olan karda kirliydi. Daha da kötüsü çeşme de akmıyordu. Su için oldukça kasacaktık anlıcanız. Neyseki temizinden bir yer buldukta karı oradan aldık, üstelik (bir kürek ıslak kar)>=2(bir kürek toz kar) denklemi çalıştığı için 3-4 kürek kar işimizi görüyordu, zaten daha fazlasını da taşıyamıyorduk. Dedik ya kar yoktu , bizde de kar plakası vardı ama kazık yoktu, çadırı taşlara sabitlemek zorunda kaldık, aslında çok daha güzel gerildi yada gerdik çünkü Hacettepenin ve bizim grubun çadırlarına bakınca ortamda North Face yada Diyarbakır karpuzu gibi gergin yegane çadır bizimkiydi. (Acaba Loreal Paris'te mi çalışsak yada söyleyelim sponsor olsun)
Artık 24 saate yaklaşan açlığımıza son vermek için yemek yapma zamanı gelmişti. Yakıtımız yettiğince dağdayız mantığıyla (3lt gaz yağı+saatçi) yemeklerimizi azar azar tüketme geyreti içindeydik, üstelik tatlılarımızıda sadece önemli ve morale ihtiyaç duyduğumuz günlerde yapacaktık. Neysem yemeemizi yedik, işimizi gördük, karsız ortamda kar plakalarıyla kurulmuş çadırımızın gergilerini son bi kez daha kontrol ettikten sonra tulumlarımıza kıvrılıp sabahki titre ve kendine gel seansına kadar mışıl mışıl uyuduk.
2.Gün: Hava, saatli maarif takvimi gibi 05:00 dedi mi titretmeye başlıyor, her ne kadar geçen sefer güneyde üşüdüğüm kadar üşümesem de çadırın içini soğutmamak için süper alpin tulumumun fermuarını açmaya çekiniyordum. Neyse başlangıç söylenen saatte uyanmış hazırlanırken biz 40-45 dk daha kestirdik(titredik). Artık kahvaltı yapalım bari, ama ne yesek karar veremiyoruz. O zaman pizzzaaaa!!!! Eti pizza kraker değil harbici pizza (tarifi Sercan&Rauf'tan alabilirsiniz). Neyse gayfeltiyi de yapmışız karnımızı şöyle bi ovuşturduktan sonra çıkalım artık diyoruz (yanlış anlamayın doğru düzgün bişeyler yemediğimiz için ovuşturuyoz karnımızı). Acaba çok mu geç kaldık, millet gitti mi? derken anlıyoruz ki daha kimse çadırdan çıkmamış bile, neyse biz önden gidiyoruz, kazma düşüş ve kar emniyetleri için uygun bir kaç yer buluyoruz, biraz daha ilerleyip Tekepınarı'na giden yola baktıktan sonra geri dönüp eğitime katılıyoruz. Ben üşüdüğüm için fazla durmayıp dönüyorum Sercan Fatihler'e yadımcı olmak için kalıyor. Öğleden sonra Sercan'ın çadıra girmesiyle uyanıyorum. Ankaralıların gittiğini Batı Yüzünü deneyenlerin de 3200'den döndüğünü öğreniyorum, herhalde bu hava koşullarındandır diyoruz ve ıslak ortamın kuruması, içimizin ısınması için yemek işlerine başlıyoruz. İdare edecek bir yemeğin ardından tekrar yatıp uyuyoruz, bu arada dışarıda hala yağmurlu ve rüzgarlı bir hava var. Akşam Sercan kalkıp çadırları geziyor ve Enginler'in çadırına misafir oluyor , Sercanın türküleriyle uyanıyorum, çadırdan çıkmaya üşendiğimden ben de kendi kendime söylüyorum bişeyler, ardından söylediklerimin bir kaçı diğer çadırda söylenmeye başlıyor, sevindirik oluyorum. Yarım saat kadar sonra ben de gidiyorum gürültülü çadıra ama biraz geç kalmışım galiba, arkadaşlara iyi uykular dileyip dönüyoruz çadırımıza. Efkarlı şarkı ve türküler eşliğinde hazırlıyoruz yiyecek ve içeceklerimizi. Yine cimri bir şekilde yemeğimizi yedikten sonra kıvrılıyoruz tulumlarımıza.

Arkası be continued